Yaşlı bir kadın, eski ve yıpranmış bir palto giymiş halde lüks bir otomobil galerisinin kapısını sessizce araladı. İçeride yeni arabaların ve pahalı parfümlerin ağır kokusu arasında biraz şaşkınlıkla dolaştıktan sonra, son model lüks bir SUV’un yanında durup, “Bu arabayı satın almak istiyorum,” dedi. Kadının dış görünüşünü ve eski kıyafetlerini başından beri küçümseyen kibirli satış müdürü, alaycı bir tavırla yanına yaklaşıp, “Biz emeklilere taksitle satış yapmıyoruz, zaten ödemeye ömrünüz yetmez. Hem üzerinizden fakirlik akıyor, önce gidip bir duş alın,” diyerek onu mağazadan kovdu; salondaki diğer çalışanların kahkahaları arasında yaşlı kadın başını öne eğip tek kelime etmeden dışarı çıktı.
Uğradığı bu ağır hakarete rağmen yaşlı kadın pes etmedi ve yalnızca bir saat sonra caddenin karşısındaki rakip otomobil galerisine girdi. Orada onu içten bir gülümsemeyle karşılayan genç satış temsilcisi, kadının dış görünüşüne hiç aldırmadan büyük bir saygıyla yaklaştı; tüm araçların kapılarını açıp teknik detayları sabırla anlattı. Yaşlı kadının sorularını dikkatle dinleyen genç adam, onun aniden “Torunlarım için bu araçlardan üç tane almak istiyorum,” demesiyle büyük bir şaşkınlık yaşadı. Kadın çantasından çıkardığı yüklü miktardaki nakit parayı masaya koyduğunda, genç temsilci hayatının en büyük satışını yapmak üzere işlemleri hemen başlattı.

Akşama doğru tüm evraklar eksiksiz tamamlandı ve ertesi gün üç lüks otomobil görkemli bir konvoy halinde galeriden çıktı. Tam o sırada, bir gün önce yaşlı kadını aşağılayarak kapı dışarı eden ukala satış müdürü, dükkânının camından dışarı bakarken caddeden geçen bu sıfır araç konvoyunu fark etti. Araçların arkasındaki camdan kendisine sakin ve vakur bir bakışla bakan o yaşlı kadını görünce adeta başından aşağı kaynar sular döküldü. Ne olduğunu anlamaya çalışırken, çalıştığı galerinin sahibi arkasından yaklaştı ve durumu çoktan öğrenmiş olmanın öfkesini taşıyan sert bir ifadeyle omzuna dokundu.
Galeri sahibi, uzaklaşan konvoya bakarak müdüre sert bir sesle, “Görüyor musun? Normalde o üç arabayı biz satacak ve bu ayki ciro hedefimizi tek seferde yakalayacaktık. Ama sen karşındaki insanı sadece görünüşüne bakarak değersiz sandın ve bizi milyonlarca liralık zarara uğrattın,” dedi. Patron, müşteri saygısını ve şirket kurallarını hiçe sayan bu kibirli adamı oracıkta işten kovduğunu ve bu davranışı nedeniyle sektördeki diğer tüm galerilere de bilgi vereceğini söyleyerek arkasını döndü.

Genç temsilcinin dürüstlüğü ve önyargısız yaklaşımı ona kariyerinin en büyük başarısını kazandırırken, yaşlı kadını küçümseyen müdür ise yalnızca büyük bir komisyonu kaybetmekle kalmadı, mesleki itibarını da tamamen yitirdi. Mağaza penceresinde tek başına, işsiz ve çaresiz kalan adam, gözden kaybolan konvoya bakarken, bir anlık kibirin ve önyargının kendisine nasıl ağır bir bedel ödettiğini nihayet acı bir şekilde anlamıştı.